DİĞER YAZARLARIMIZ
Fennur GÜÇLÜ - Avukat Yapı denetim faaliyetinin durdurlması ve izin belgelerinin iptalinde uyulması gereken soruşturma prosedürü
Songül DURSUN İnsan Olmak
Murat ÖZER - İnş. Müh. Kentsel dönüşümde geri adım mı?
İrfan YAY -İnş. Müh. Kentsel Dönüşüm
Songül DURSUN - İnş Müh Depremler Değil Binalar Öldürür.
Mehmet TANRIKULU - İnş.Müh Yapı Denetim Sisteminin Bugünü Ve Geleceği
Fennur GÜÇLÜ - Avukat 6102 Sayılı Yasaya Genel Bakış
Murat ÖZER - İnş. Müh.
Yapı Denetim Derneği 26,06,2014 - Yapı Denetim

Kentsel dönüşüm ülkemizin her köşesinde planlı bir şekilde uygulanırsa gerçekten çok güzel sonuçlar alınabilecektir. Ancak o zaman halkımız sağlıklı, sorunsuz, ergonomik, güvenilir bir kentte daha huzurlu ve üretim kalitesi daha seviyeli olarak mutlu yaşayacaktır. Tabii ki bu da hepimizi çok memnun edecektir.

Bunun için yetkililerimizin “Kentsel Dönüşümü” en iyi ve samimi şekilde içselleştirmesi ve halkımızı da sürekli bilinçlendirmesi gerekmektedir. Bu da çok hassas bir şekilde ve çok hızlı yapılmalıdır. Çünkü ülkemizde hem eski bina çok fazladır, hem de ülkemizin birçok yerleşim alanı deprem kuşağı üzerindedir.

 

Özellikle İstanbul’a bu konuda öncelik verilmeli ve belki olası bir depremi en az zararla atlatmak için dönüşüm seferberliği bile ilan edilmelidir. İstanbul derken 20 milyon nüfuslu bir kentten bahsediyoruz. Hepimiz iyi biliyoruz ki: hemen şimdi başlar ve çok hızlı hareket etsek bile dönüşüm yine de yıllarca sürecektir.. O yüzden bu işi siyasetin ve kazanma arzusunun tamamen dışında tutup parti, oda, kurum, cemiyet, cemaat, dernek el ele verip çözmek zorundayız. Böyle yaparsak halkımıza çok önemli mal, mülk, mutluluk ve sağlıklı hayat kazandırmış olacağız.

 

Genel itibariyle herkesin kentsel dönüşümle ilgili az çok bilgisi vardır. Ancak bu hiç yeterli değildir. Bu konuda medya, basın, kurumlar, kuruluşlar, muhtarlıklar, mahallelerdeki kültür merkezleri, bilgi evleri değerlendirilerek halk aydınlatılmalıdır.. Bu toplantılar ve bilinçlendirmeler belki birçok kere tekrar edilmelidir.

 

Çünkü ciddi anlamda yanlış algı mevcut. Bu yanlış algıları ancak uzmanların halkımızı aydınlatması sonucunda yok edebileceğiz.

 

 

 

“Kentsel dönüşüm bu mahalleye geldi” söylemiyle telaşlanma yerine, “yasa çıktı neler yapılmalı, nasıl bir yol izlenmeli” düşüncesiyle çözümlere doğru hızla yürünmelidir.

 

 

 

Aslında kentsel dönüşüm ülkemizin her karış toprağında mevcut. Ancak öncelikli yerler vardır. Bizim de önemle vurguladığımız bu öncelikleri iyi planlayarak sıraya koyabilmemiz üzerinedir.

 

Kentsel dönüşüm eski, problemli her bina için geçerlidir. Bir yerde bir tane bile olsa..

 

 

 

Evet, bir tek binanın yıkılıp yeniden yapılması bile kentsel dönüşümün içine girer ve o da o yasadan faydalanır.

 

Dönüşüme karar verilen binalara: kira yardımı, vergi indirimi, ruhsat harcı muafiyeti, kredi desteği yapılmaktadır.

 

Ancak burada şunu da önemle belirtmek lazım ki bu söylediklerim imarlı binalar için geçerlidir. İmarsız binalara bu kanun uygulanamamaktadır. Peki bunun için nasıl bir çözüm gösterilebilir? Biraz da bunun üzerinde duralım.

 

 

 

Şunu belirtmek lazım ki özellikle İstanbul’un birçok ilçesinde çokça imarsız mahalleler vardır. İşte imarsız olan bu mahallelerde eski yapıların dönüşümü uygulanamamaktadır.

 

Peki bunun çözümü nedir? İmarsız mahallelerin tek çözümü “Belediyelerin” yapacağı uygulamalarla ancak mümkün olacaktır.

 

 

 

Bu da gösteriyor ki: imarsız alanlardaki binaların dönüşümü için imar sorunlarının çözülmesi gerekecektir. Bunun için de belediyelere çok önemli görevler düşecektir. Bunu çözebilen, bu görevden kaçmayan belediye başkanları hem halkına büyük iyilikler yapmış olacak hem de halkın gönlüne taht kuracağından geleceğin en iyi seçkin başkanları olarak anılacaklardır.

 

 

 

Ben şuna inanıyorum bu yerel seçimlerin ardından seçilen başkanlar bu konuyu çözdükleri an en başarılı başkan unvanıyla anılacaktır.

 

 

 

Tabii ki bu sorunun çözümü çok kolay gözükmüyor. Epey uğraş, gayret, samimiyet, plan ve proje gerekmektedir. Aslında bu konuda çözüm üretmeseler de yine sorumluluktan kurtulamayacaklardır. Çünkü: şu anda imarsız olan yerde binaların dönüşümü olmadığı gibi, riskli yapılarda bulunan bina sahipleri de çevre ve şehircilik bakanlığının sorumluluğunda değildir. Sorumluluk ve inisiyatif tamamen belediyelere bırakılmıştır.. Artık çok eskiyen ve hep problem olan bu binalardaki (Allah korusun) kazaların sorumluları kimler olacaktır?.. Bugünden bu konu üzerinde ısrarla durup çözüm üretilmezse yarın böyle bir çökme anında mutlaka bir sorumlu, bir günahkar aranacaktır. O zaman bunun “vurun abalıya”sı kim olacaktır!??.

 

 

 

İmarsız yerlerdeki riskli yapıları belediyeler hızla tespit etmeli bunlara çözüm üretmeli ve hızla sonuca gitmelidirler.

 

 

 

Bilinçli belediye yönetimlerinin bu durumu göz ardı etmeyeceklerine inanıyorum. Bugün bu konuda inisiyatif alarak sonuca gidemezlerse ilerde her birinin başı ağaracağı kesindir. Bizden söylemesi!. Çünkü bu gerçekten can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından çok büyük önem arz etmektedir.

 

 

 

İmarsız alanlar hakkında bu önemli uyarıyı yaptıktan sonra, Kentsel Dönüşümle ilgili şu öncelikleri de iyi bilmek gerekecektir:

 

Kentsel Dönüşüm: “eski evi yık, yenisini yap” anlayışı değildir. Bu tamamen yeni, kullanımlı, uyum yüklü, ortak paylaşım alanları çok bilinçli oluşturulmuş insanlarını mutlu edecek mükemmel bir kentleşme projesidir.. Öyle olmalıdır.. Eskiyi yıkıp ucube bir yapılanma geri dönüşü mümkün olmayan kaoslar ortaya koyar ki bu da ancak toplumumuzun mahvını hazırlar..

 

Ortaya konan kanunlar, görüşler, uygulanabilir projeler, yapılması planlananlar aslında iyi niyetli ve güzel hazırlanmıştır. Her şey bu minval üzere samimiyetle incelenmeli, her yöreye göre uygun orijinal projelerle en mükemmel şekilde başarılmalıdır.

 

 

 

Kentsel dönüşümün her şeyi tüm doğal afet riskleri yok olacak şekilde fenni ve sıhhi standartlara uygun planlanarak yapılmalıdır. Artık ömrünü doldurmuş olan çöküntü alanları ve kaçak yapılaşma alanları sağlıklı bir şekilde tespit edilerek dönüşüm oralarda planlı bir şekilde hızlandırılmalıdır. Bu yapılırken o kentin tarihi dokusu asla bozulmamalıdır..